Ebru Yaparsam…

Yazıma başlamadan önce canım dostum, kraliçem Eda‘ ya buradan da baş sağlığı dilemek istiyorum. Şuan çok zor günler geçirdiğini biliyorum ve Allah’ tan ona bolca sabır vermesini diliyorum. Gerçekten çok üzgünüm:(
—————————————♥————————————–
3 hafta önce Ojeliparmaklarım Yeşim eğitim için Konya’ ya  geldi. Hafta sonunu da Konya’ yı gezerek değerlendirdik. 
Gezi duraklarımızdan biri de Konya’ nın hem tarihi hem de turistik mekanlarından biri olan Sille’ydi. Sille’ nin sokaklarında gezerken ebru yapıldığını gördük, bizde denemek istedik. Oldukça eğlenceli bir işmiş:) Ben çok başarılı olamasam da Yeşom oldukça profesyonelce yaptı.
1. Kitre üzerinde ki baloncukları söndürdük.
2. Renk Seçtim.
3. ve 4. Rastgele renklerimi damlattım.

5. Tarakla boyalarıma şekil verdim. (Ben tarak işini sevmedim)
6. Biz denilen metal çubukla da şekiller verdim. (Bununla şekil vermek daha güzel)
7. Kağıdı dikkatlice yerleştirip, hava kabarcığı kalmaması için hafifçe kağıdı sevdim:)
8. Büyük bir dikkatle sıyırıp çıkardım ve işte sonuç

Fotoğraflar için Yeşim’ e teşekkür ederim…

Reklamlar

Pembe Göl / Retba Gölü – Senegal

Bu gölü gördüğümde rengine bayıldım. Çilekli süt gibi çok hoş bir görüntüsü var. 
Allah’ ın işine bak yaa dedim, ne güzellikler veriyor dedim… 
Sonra alalala bu böyle nasıl oluyor ki dedim☺
Biraz araştırdığımda gölün rengini içinde ki yosundan (Dunaliella Salina) aldığını öğrendim. Ayrıca tuz bakımından da oldukça zenginmiş. İnsanlar batmadan yüzeyinde kalabiliyormuş. Daha fazlası için bakınız..
Aman efendim üzülmeyin bu güzellikler bizim ülkemizde niye yok diye…
Sanıyorum geçen yıl aynı yosun güzel memleketimin Tuz gölüne kırmızı rengi vermişti. Onunda takdire şayan bir rengi vardı.
Dunaliella Salina denilen tuzda yaşayan bu canlıya işlevinden ötürü bayıldım ♥

Böyle güzel hikmetlerle donatılmış bir dünyada yaşadığım için çok mutluyum…

Nijerya’dan Son Gelenler

Zorlu bir sınavdan geçiyoruz ailecek. Geçtiğimiz pazar dedemi kaybetmenin acısını yaşarken onun gözümüzün önünde ebediyete teslim oluşunu asla unutamayacağım. Twitterda’da bahsetmiştim “Ölümü beklemek ölüm kadar acı! Gidişini izleyip dur diyememek bir o kadar kötü. Dünya ne kadar garip….”  Şüphesiz en zoru anneannem, annem, teyzelerim ve dayılarım için 😦 Her ne kadar içimiz kan ağlasa da bizler için hayat devam ediyor..
                                                                      —–
Aslında araya kaynamış ve bugüne kısmet olan bir posttur bu…
Babam Ramazan ayının başlangıcında yeniden ülkemize döndü. Bayramdan sonrada yeniden gidecek. Bu sefer ki gelişinde ise; ahşaptan el oyması aslan ve fil figürü getirmiş. Ayrıca bana ay şeklinde kolye ve sallantılı küpe getirmiş.
Misafirlere ikram etmemiz için bol miktarda kaju fıstık getirmiş. Lezzeti o kadar güzel ki ceviz gibi aynı. bizim buralardakine hiç benzemiyor, zaten içerisinde hafif bir sos var. Metal kutusunda günlerce bozulmadan saklanabiliyor. Gerçi biz saklamaya ve misafirlere ikram etmeye fırsat bulamadan tükettik 🙂

Daha önce ki hediyeler ve Nijerya hakkında detaylı bilgi için sizi şöyle geçmişe doğru götüreyim.

Nijerya’dan Son Gelenler

Zorlu bir sınavdan geçiyoruz ailecek. Geçtiğimiz pazar dedemi kaybetmenin acısını yaşarken onun gözümüzün önünde ebediyete teslim oluşunu asla unutamayacağım. Twitterda’da bahsetmiştim “Ölümü beklemek ölüm kadar acı! Gidişini izleyip dur diyememek bir o kadar kötü. Dünya ne kadar garip….”  Şüphesiz en zoru anneannem, annem, teyzelerim ve dayılarım için 😦 Her ne kadar içimiz kan ağlasa da bizler için hayat devam ediyor..
                                                                      —–
Aslında araya kaynamış ve bugüne kısmet olan bir posttur bu…
Babam Ramazan ayının başlangıcında yeniden ülkemize döndü. Bayramdan sonrada yeniden gidecek. Bu sefer ki gelişinde ise; ahşaptan el oyması aslan ve fil figürü getirmiş. Ayrıca bana ay şeklinde kolye ve sallantılı küpe getirmiş.
Misafirlere ikram etmemiz için bol miktarda kaju fıstık getirmiş. Lezzeti o kadar güzel ki ceviz gibi aynı. bizim buralardakine hiç benzemiyor, zaten içerisinde hafif bir sos var. Metal kutusunda günlerce bozulmadan saklanabiliyor. Gerçi biz saklamaya ve misafirlere ikram etmeye fırsat bulamadan tükettik 🙂

Daha önce ki hediyeler ve Nijerya hakkında detaylı bilgi için sizi şöyle geçmişe doğru götüreyim.

Olympos Tatili / 2011

Geçtiğimiz hafta Antalya’nın şirin ve doğa harikası beldesi Olympos’ a doğru bir yolculuk yaptım. Şunu itiraf etmeliyim ki; ilk etapta çok fazla ön yargım vardı ve gidip-gitmemek arasında bir yerlerde asılı kalmıştım. Çok ahlaksız ve cılkı çıkmış bir ortamın kaldığından bahsedenler oldu. Kimisi çok pis dedi. Kimisi sinekten geçilmez vs.vs.
Tabi bir de ulaşım derdi vardı. Şurda in şuna bin meselesi de ayrıca gözümü korkutuyordu. Fakat herşeyi bir kenara itip, 5 kız düştük yollara..
Nereden gelirseniz gelin Antalya Otogarından İlçeler terminaline gidiyorsunuz, Olympos’ a giden minibüsü öğrenip içine atlıyorsunuz.Yaklaşık 1,5-2 saatlik yolculuğun ardından sizi bir durakta indiriyorlar. Sonra yeni bir  minibüs gelip sizi alıp, pansiyonunuzun kapısına bırakıyor. Bu mesafe de 15 dakika sürüyor. Sonra olağanüstü bir doğa ve eşsiz manzarayla tatiliniz başlıyor.
Ekşi sözlükte Olympos için ne demişler bakmak için tık,
Kaldığım pansiyonun linki için tık;
Özgür ruhlar ormanı için tık,
Daha fazla araştırma için tık 🙂
♫    ♫
Gelelim neleri ölümsüzleştirdiğime ;

Her gün bu yatakta uyandım, giyinip minik ahşap evimizden çıkarak kahvaltıya gittim.
DSC09374

İşte minik ahşap evimiz, içinde 2 kişinin dolaşması bile zor ama geceleri üşütecek kadar serin. En güzeli de kapıdan çıkar çıkmaz bir hamağın üzerine kendini bırakmak..

DSC09320

Her gün bi’lfiil tükettiğimiz kahvaltımızın en güzel öğeleri. Nedense zeytin ve karpuzun tadını unutamıyorum…
DSC09414

Kahvaltıdan sonra yol kenarından alınan buz halindeki su ve abur cuburla, kurbağalı derenin ve ağaç gölgeliklerinin altından yürüyerek denize ulaşmak…
DSC09425

Denizi fena değildi, yalnız sahilini hiç beğenmedim. Çakılların ve taşların üzerinde yatmaktan sırtımız ağrıdı resmen. Denizin de dereyle ayrılan sağ tarafı aşırı derecede kayalıktı, çizilmeyen yırtılmayan yerim kalmadı:)

DSC09393

İşte bu manzaraya ağzımızı ayıra ayıra denize gittik geldik…

DSC09417
DSC09398
DSC09397
DSC09395
DSC09394
DSC09390

Bu da Roma Tapınağı; eğer pansiyonda tanıştığımız arkadaşlarımız olmasaydı keşfetmeden dönecektim. Mutlaka sağını solunu gezin.. Bizim gibi cahillik etmeyin 😦

DSC09434

Bir gece hangi akla hizmet bilmiyorum ama Kemer’e eğlenmeye gittik, ortam bizi sarmayınca kendimizi sahiline atttık. Bu da sabah 4.00 sularında denizin kudurmuş hali. Sağ üst köşede Ay bir ateşböceği gibi görünsede enfes bir manzaraydı.

DSC09360

Denizden yorgun gelince hemen duşumuzu alıp kendimizi sedirden köşklerimize atıveriyorduk. Her akşam çalan canlı müzik ve yakılan ateşin eşliğinde mamalarımızı tıkınıyorduk..

DSC09472

İşte böyle güzel ve enfes bi tatil geçirdim:) Darısı tatile gidemeyenlerin başına….
NOT: Bu çekilen fotoğraflar sadece yol güzergahımdakiler, daha nice güzel alanlar vardı ama tatil kısa sürdü napim:(

Olympos Tatili / 2011

Geçtiğimiz hafta Antalya’nın şirin ve doğa harikası beldesi Olympos’ a doğru bir yolculuk yaptım. Şunu itiraf etmeliyim ki; ilk etapta çok fazla ön yargım vardı ve gidip-gitmemek arasında bir yerlerde asılı kalmıştım. Çok ahlaksız ve cılkı çıkmış bir ortamın kaldığından bahsedenler oldu. Kimisi çok pis dedi. Kimisi sinekten geçilmez vs.vs.
Tabi bir de ulaşım derdi vardı. Şurda in şuna bin meselesi de ayrıca gözümü korkutuyordu. Fakat herşeyi bir kenara itip, 5 kız düştük yollara..
Nereden gelirseniz gelin Antalya Otogarından İlçeler terminaline gidiyorsunuz, Olympos’ a giden minibüsü öğrenip içine atlıyorsunuz.Yaklaşık 1,5-2 saatlik yolculuğun ardından sizi bir durakta indiriyorlar. Sonra yeni bir  minibüs gelip sizi alıp, pansiyonunuzun kapısına bırakıyor. Bu mesafe de 15 dakika sürüyor. Sonra olağanüstü bir doğa ve eşsiz manzarayla tatiliniz başlıyor.
Ekşi sözlükte Olympos için ne demişler bakmak için tık,
Kaldığım pansiyonun linki için tık;
Özgür ruhlar ormanı için tık,
Daha fazla araştırma için tık 🙂
♫    ♫
Gelelim neleri ölümsüzleştirdiğime ;

Her gün bu yatakta uyandım, giyinip minik ahşap evimizden çıkarak kahvaltıya gittim.
DSC09374

İşte minik ahşap evimiz, içinde 2 kişinin dolaşması bile zor ama geceleri üşütecek kadar serin. En güzeli de kapıdan çıkar çıkmaz bir hamağın üzerine kendini bırakmak..

DSC09320

Her gün bi’lfiil tükettiğimiz kahvaltımızın en güzel öğeleri. Nedense zeytin ve karpuzun tadını unutamıyorum…
DSC09414

Kahvaltıdan sonra yol kenarından alınan buz halindeki su ve abur cuburla, kurbağalı derenin ve ağaç gölgeliklerinin altından yürüyerek denize ulaşmak…
DSC09425

Denizi fena değildi, yalnız sahilini hiç beğenmedim. Çakılların ve taşların üzerinde yatmaktan sırtımız ağrıdı resmen. Denizin de dereyle ayrılan sağ tarafı aşırı derecede kayalıktı, çizilmeyen yırtılmayan yerim kalmadı:)

DSC09393

İşte bu manzaraya ağzımızı ayıra ayıra denize gittik geldik…

DSC09417
DSC09398
DSC09397
DSC09395
DSC09394
DSC09390

Bu da Roma Tapınağı; eğer pansiyonda tanıştığımız arkadaşlarımız olmasaydı keşfetmeden dönecektim. Mutlaka sağını solunu gezin.. Bizim gibi cahillik etmeyin 😦

DSC09434

Bir gece hangi akla hizmet bilmiyorum ama Kemer’e eğlenmeye gittik, ortam bizi sarmayınca kendimizi sahiline atttık. Bu da sabah 4.00 sularında denizin kudurmuş hali. Sağ üst köşede Ay bir ateşböceği gibi görünsede enfes bir manzaraydı.

DSC09360

Denizden yorgun gelince hemen duşumuzu alıp kendimizi sedirden köşklerimize atıveriyorduk. Her akşam çalan canlı müzik ve yakılan ateşin eşliğinde mamalarımızı tıkınıyorduk..

DSC09472

İşte böyle güzel ve enfes bi tatil geçirdim:) Darısı tatile gidemeyenlerin başına….
NOT: Bu çekilen fotoğraflar sadece yol güzergahımdakiler, daha nice güzel alanlar vardı ama tatil kısa sürdü napim:(

İstanbul Gezisi /2011

Geçtiğimiz haftalarda 2 günlüğüne işyeri ile İstanbul turuna gittim. Bazı mekanları daha önce görmüş olsam da yeniden keşfetmek çok güzeldi. Çok fotoğraf olduğu için küçük bir kısmını kolajlayabildim. Önümüzde ki yazımda Olimposla ilgili olacak. Her iki gezi içinde Müze Kart temin ettim. Acayip rahat ettim, mutlaka müze kart edinin..
Mekanlarla ilgili gerekli açıklamaları linklerden bulabilirsiniz.
topkapı1
topk3
topk2
Panorama Müzesi 1453

Panorama müzesi çok güzeldi. İlk girdiğiniz an sanki dışarıya çıkmış gibi hissediyorsunuz. Elimde gördüğünüz ise; hatıra parası (kendiniz makinesini kullanarak üretiyorsunuz).
pana3
pana2
pana1
minia1minia3
min2
Ayasofya’nın atmosferi çok farklı ama oldukçada bakımsız göründü gözüme. İçinde güvercinler uçuyordu ve her yeri pisletmişlerdi. Tek güvercinler olsa iyi 2 tane kedi bile vardı kenarlarda, köşede miskin miskin uyuyan…

aya2
ayasof
ak2
ak1
Kumburgaz

Kumburgaz da sadece konakladık. Otelin sahiline vuran binlerce kabuktan gözüme çarpanları topladım:)  Belki bir projede işime yarar diye…

kburgaz
Sultan Ahmet Camii

Alt görselde gördüğünüz zincirler caminin bütün kapılarında varmış. Sebebi ise; Allah’ın huzuruna başını eğerek girilmesi gerektiğindenmiş. Dönem padişahları da dahil herkes buna uyuyormuş.

sahmet
DSC09016
DSC08973

Bu görsel ise; dönemin Hipodrumunun alt kısmına aitmiş. Sultan Ahmet Camii ve Dikilitaş hemen üzerinde bulunuyor.
Yerebatan Sarnıcı

Buranın en güzel yanı sıcakta kavrulduktan sonra acayip bi serinliğin ortasına kendinizi bırakmanız.. Balıkları izleyip, dilek tutmayı ihmal etmedik:) Ortam karanlık olduğu için benim fotolarım düzgün çıkmadı:( Yok ki bi Canonum:((
yetebatan
Küçük Ayasofya Camii

Daha önce böyle bir caminin varlığını bilmiyordum bahçesi acayip huzurlu ve otantik.
kayasofya2
kayasofya1
dikili
almancesmesi

İstanbul Gezisi /2011

Geçtiğimiz haftalarda 2 günlüğüne işyeri ile İstanbul turuna gittim. Bazı mekanları daha önce görmüş olsam da yeniden keşfetmek çok güzeldi. Çok fotoğraf olduğu için küçük bir kısmını kolajlayabildim. Önümüzde ki yazımda Olimposla ilgili olacak. Her iki gezi içinde Müze Kart temin ettim. Acayip rahat ettim, mutlaka müze kart edinin..
Mekanlarla ilgili gerekli açıklamaları linklerden bulabilirsiniz.
topkapı1
topk3
topk2
Panorama Müzesi 1453

Panorama müzesi çok güzeldi. İlk girdiğiniz an sanki dışarıya çıkmış gibi hissediyorsunuz. Elimde gördüğünüz ise; hatıra parası (kendiniz makinesini kullanarak üretiyorsunuz).
pana3
pana2
pana1
minia1minia3
min2
Ayasofya’nın atmosferi çok farklı ama oldukçada bakımsız göründü gözüme. İçinde güvercinler uçuyordu ve her yeri pisletmişlerdi. Tek güvercinler olsa iyi 2 tane kedi bile vardı kenarlarda, köşede miskin miskin uyuyan…

aya2
ayasof
ak2
ak1
Kumburgaz

Kumburgaz da sadece konakladık. Otelin sahiline vuran binlerce kabuktan gözüme çarpanları topladım:)  Belki bir projede işime yarar diye…

kburgaz
Sultan Ahmet Camii

Alt görselde gördüğünüz zincirler caminin bütün kapılarında varmış. Sebebi ise; Allah’ın huzuruna başını eğerek girilmesi gerektiğindenmiş. Dönem padişahları da dahil herkes buna uyuyormuş.

sahmet
DSC09016
DSC08973

Bu görsel ise; dönemin Hipodrumunun alt kısmına aitmiş. Sultan Ahmet Camii ve Dikilitaş hemen üzerinde bulunuyor.
Yerebatan Sarnıcı

Buranın en güzel yanı sıcakta kavrulduktan sonra acayip bi serinliğin ortasına kendinizi bırakmanız.. Balıkları izleyip, dilek tutmayı ihmal etmedik:) Ortam karanlık olduğu için benim fotolarım düzgün çıkmadı:( Yok ki bi Canonum:((
yetebatan
Küçük Ayasofya Camii

Daha önce böyle bir caminin varlığını bilmiyordum bahçesi acayip huzurlu ve otantik.
kayasofya2
kayasofya1
dikili
almancesmesi

Ankara’da 2 Gün

Ankara’ya zaman zaman gidiyordum ama genelde araçla filan dolaşıp çıkıyorduk her yeri, bu sefer toplu ulaşım kullandım. O kadar yoruldum ki anlatamam. Zaten seçim arefesi olduğu için her yerde miting, gösteri, yürüyüş, eylem gördüm.Benim için oldukça garipti çünkü bizde ayda yılda bir olan şeylerdi. 
Ulaşımda ondan ona binerken çok yoruldum:) Keza hangi taraftan metroya hangi taraftan Ankaray’a geçeceğimi bilemedim. Saoğlusun Yeşo’m beni bi an olsun yalnız bırakmadı.
İlk gün arkadaşımla Forum Ankara’ya gittik ama pek istediğimi yakalayamadım. Hemen hemen çoğu markanın outletleri yer aldığı için fiyatlar uygundu ama ben kendime yakışanı bulamadım. Gerçi Koton’dan nar çiçeği rengi sap sade bir bikini aldım 20 teleye bide Colleziondan 8 liraya penye yeşil şort….
♥♥♥
2. gün ise; canım Yeşomla Ankamallde buluştuk . Mağazaları dolaştık, bizde olmayan Starbucks’ta soğuk bişeyler içtik. Bıdı bıdı yapmaktan foto çekinmek hiç aklımıza gelmemiş, çıkarken birilerinde görünce jetonum düştü. O anda çevremizden birileride geçmeyince kendi kendimize bu kadar çekebildik!
DSC08903
Ha bide…Ankamall hatırası olsun diye Tally Weijl  mağazasından küpe seti aldım:) 8 tele!
Oradan çıkıp Kızılay’ a gittik ve kendimizi Erdoğan Yün’ e attık. Tabi ben böyle her çeşit malzemenin satıldığı bi yer daha önce görmeyince hayretle inceledim etrafı. Bi miktar keçe aldım. Önceki postumda çantalara kullandığımı bahsetmiştim. 2 tanede şekilli delgeç aldım 10 teleye diğerinide hediye ettiler:) en sevdiğim bu oldu. Tepsiyi ise; Şık Düğmede görüp , beğendiğim için çektim.
cats
Şunu söyleyim; malzeme açısından çok pahalı bu yüzden İstanbul’un gözünü seveyim diyorum:) Belkide yerine gitmediğimiz içindir ama Şık Düğmeden ahşap boyamada kullanmak için bir peçetelik sorduk 10 teleydi, nasıl yerine bıraktığımı bilemedim:)
Ertesi günde oy kullanmaya yetişmek için otobüse binip geldim. Pek bi yer göremedim gezemedim, çekemedim yorgunluktan..

Ankara’da 2 Gün

Ankara’ya zaman zaman gidiyordum ama genelde araçla filan dolaşıp çıkıyorduk her yeri, bu sefer toplu ulaşım kullandım. O kadar yoruldum ki anlatamam. Zaten seçim arefesi olduğu için her yerde miting, gösteri, yürüyüş, eylem gördüm.Benim için oldukça garipti çünkü bizde ayda yılda bir olan şeylerdi. 
Ulaşımda ondan ona binerken çok yoruldum:) Keza hangi taraftan metroya hangi taraftan Ankaray’a geçeceğimi bilemedim. Saoğlusun Yeşo’m beni bi an olsun yalnız bırakmadı.
İlk gün arkadaşımla Forum Ankara’ya gittik ama pek istediğimi yakalayamadım. Hemen hemen çoğu markanın outletleri yer aldığı için fiyatlar uygundu ama ben kendime yakışanı bulamadım. Gerçi Koton’dan nar çiçeği rengi sap sade bir bikini aldım 20 teleye bide Colleziondan 8 liraya penye yeşil şort….
♥♥♥
2. gün ise; canım Yeşomla Ankamallde buluştuk . Mağazaları dolaştık, bizde olmayan Starbucks’ta soğuk bişeyler içtik. Bıdı bıdı yapmaktan foto çekinmek hiç aklımıza gelmemiş, çıkarken birilerinde görünce jetonum düştü. O anda çevremizden birileride geçmeyince kendi kendimize bu kadar çekebildik!
DSC08903
Ha bide…Ankamall hatırası olsun diye Tally Weijl  mağazasından küpe seti aldım:) 8 tele!
Oradan çıkıp Kızılay’ a gittik ve kendimizi Erdoğan Yün’ e attık. Tabi ben böyle her çeşit malzemenin satıldığı bi yer daha önce görmeyince hayretle inceledim etrafı. Bi miktar keçe aldım. Önceki postumda çantalara kullandığımı bahsetmiştim. 2 tanede şekilli delgeç aldım 10 teleye diğerinide hediye ettiler:) en sevdiğim bu oldu. Tepsiyi ise; Şık Düğmede görüp , beğendiğim için çektim.
cats
Şunu söyleyim; malzeme açısından çok pahalı bu yüzden İstanbul’un gözünü seveyim diyorum:) Belkide yerine gitmediğimiz içindir ama Şık Düğmeden ahşap boyamada kullanmak için bir peçetelik sorduk 10 teleydi, nasıl yerine bıraktığımı bilemedim:)
Ertesi günde oy kullanmaya yetişmek için otobüse binip geldim. Pek bi yer göremedim gezemedim, çekemedim yorgunluktan..