Ahşap Çay Kutusu

Ne zamandır ahşap boyadığım yoktu.. Evde uzun süredir bekleyen bu kutuyu değerlendirmek için birazcık çalıştım. Boyalarla uğraşmayı inanılmaz özlemişim.. Biraz çatlatma tekniği, biraz dekupajla bu hale geldi. Umarım sizlerde güzel bulmuşsunuzdur.

Reklamlar

Dondurma Çubuğundan Bilezik☺

Kim ne yapıyor diye gezinip dururken dondurma çubuğundan yapılma bilezikleri gördüm. Hemen koşa koşa kurum doktorunun yanına indim bi kaç tane o ağza baktıkları çubuktan istedim (ismi neyse☻) Çünkü bizim dondurma çubukları kolumun yarısını sarmazdı…
Neyse yapım aşamaları bu linkte var ama kısaca bahsedecek olursam; çubukları iyice kaynatıp beklettim. Yumuşayıp, tahta suya doyunca hafifçe esneterek bardakların içine geçirdim bide kenarlarından mandalladım kaymasın diye (bu linkteki anlatımda yok, tamamen benim buluşum:P ). Aynı günün  akşamına kurudular. Sonrada süsle, püsle… Hoş ben o konuda çok başarısız oldum. Yeteneksiz olduğumu bir kez daha anladım. Taklit olmasın, özgün olsun derken bin bir zahmet şekillendirdiğim çubuklarımı mahvettim. İşte son halleri ☻

Notalı ve piyano şeklindeki renkli bantlarla kaplama..
Yakma güllü olanı akrilik boyayla boyayıp, oje ile puantiyeler yaptım. (Puantiyeler çok düzgün oldular! )
Diğerini de siyah kurdele ile kaplayıp eski broşumu yapıştırdım:)

Sual     : Daha güzel süslenip, şaheser olabilirler miydi?
Cevap : Hı hı ama benden bu kadar;)

♥♥♥

Ahşap Bibloluk ♥

Herkese mutlu, sağlıklı ve güzel bir hafta dileyerek başlamak istiyorum. Umarım herkeste her şey yolundadır! Benim tarafta işler hala tembellik seviyesinde ama yavaş yavaş yarım yamalak işlerimi tamamlamaya başladım. 
6 aydır elimde sürüm sürüm sürünen ve sonunda boyanıp, süslenip, yerine kaldırılan bir objeyi daha hayatıma katabilmenin sevincindeyim. Ev şeklindeki bibloluğum fikir karmaşasına tutulsa da (kah renkli, kah  hamur kabartmalı, kah transferli, kah boncuklu, vs.vs..) sonrasında klasik süslemelerle hayat buldu ☺

Napim taş, sim, parlak herşey hoşuma gidiyor ♥ En sade şeyi bile bir parlak taş asil ve kokoş hale nasılda getiriyor.

Altına askı çakıp işlevsel bir hale getirmeyi düşünüyorum hem anahtarlık hemde bibloluk olur, evin girişinede yakışır gibime geliyor 😉

Bu arada fırça ile 5 kat boyadım kapanmadı bende aldım elime beyaz spreyi 5 dakikada finito, artık her şeyi spreyle anında boyayıp, vernikleyip kurutabilirim. Ben bunu niye önceden keşfedememişim? Meğer ne kadar pratikmiş. Ne kurusunda kat atayım derdi var, ne fırça izimi kaldı derdi var nede vernikte atmalıyım derdi var. Tam tembel işi ☺Benden bu kadar, ne kullandığımıda aşağıya not ettim. Sevgiler hanımlar, beyler 😉
Beyaz Boya: Akçalı Sprey Boya
Siyah Boya: Artdeco Siyah Ahşap Boyası
Taşlar: Metrelik Beyoğlu Taşı (diye aldım)

Mucukos ☻

Diy Tırnak Yüzüğü / Diy Nail Ring

Son günlerin yeni trendi olan tırnak yüzükleri yada yüzük tırnakları 😛 güzide ülkemizde satılıyor mu bilmiyorum ama yakında patlayacağından emin gibiyim☺ Yüzük delisi olan benim için koleksiyonumda yer alması gereken bir objeydi 😉 ve bu sebepten ötürü kollar sıvandı….

Bakın ama ne kadar gücel duruyor… Yok yeeaa diyenleride duyar gibiyim☻

Görseller için kaynak.
♥♥♥
Bunları gördüğümden beri acaba Türkiye’ de satılıyor mu? Satılıyorsa ne kadardır ki? Sorularını soruşup dururken ampulüm yanıverdi☻Acaba yapabilirmiyim filan derken uyku tutmadı gece yataktan fırladım ve kendimce bişeyler yaptım.. Üşenmedim bide yapılışını fotoğrafladım ☺ Herşey sizin için:P
Başlıyoruz işte malzemelerimiz :
1. Tel (Takıda kullanılanlardan)
2. Teli kıvırmak ve kesmek için pense 
3. Takma Tırnak 
4. Sim (İstediğiniz renkte)
5. Parlak Taş ( Çokta gerekli değil, süslemede kullanılacak)
6. Japon Yapıştırıcı yada benim favorim mozaik jel
7. Şeffaf Oje
1. görselde görüldüğü gibi ojemizi tırnağımızın üzerine sürüyoruz. 
2. her yerini simle kaplıyoruz hatta üzerine bir daha oje geçiyoruzki simlerimiz dökülmesin. 
3. parmağımızda teli kıvırarak ölçü alıyoruz, penseyle kesip iki ucunuda kıvırıyoruz. Düzgünleşmesi içinse ojenin kenarına sardım:)
4. Japon yapıştırıcısı benim değimimle katil yapıştırıcı (çünkü ne zaman bişey yapıştırmaya kalkışsam mahvolan bişeylerim mutlaka vardır) Artık ben herşeyimi mozaik jelle yapıştırıyorum hem sağlam oluyor hem şeffaflaştığı için kusur görünmüyor hemde hiç biyer berbat olmuyor! 
Ne kadar basitmiş değil mi ?

Tırnağımızın her yeri simle kaplanmış hali…
♥♥♥

 Gözlerinizi kapayın ☺
     Veeee
           İşte taaa taaa taaam…


NOT: Taşlı olanın taşlarını mozaik jelle yapıştırdığımdan dolayı henüz şeffaflaşma tam manasıyla gerçekleşmemiş. O nedenle mat ve garip bir görüntüsü var. Ben bu işi çok sevdim evdeki tüm takma tırnaklarımı rengarenk yapma vakti geldi☻ Bakalım ne zaman sıkılacağım…

Diy Tırnak Yüzüğü / Diy Nail Ring

Son günlerin yeni trendi olan tırnak yüzükleri yada yüzük tırnakları 😛 güzide ülkemizde satılıyor mu bilmiyorum ama yakında patlayacağından emin gibiyim☺ Yüzük delisi olan benim için koleksiyonumda yer alması gereken bir objeydi 😉 ve bu sebepten ötürü kollar sıvandı….

Bakın ama ne kadar gücel duruyor… Yok yeeaa diyenleride duyar gibiyim☻

Görseller için kaynak.
♥♥♥
Bunları gördüğümden beri acaba Türkiye’ de satılıyor mu? Satılıyorsa ne kadardır ki? Sorularını soruşup dururken ampulüm yanıverdi☻Acaba yapabilirmiyim filan derken uyku tutmadı gece yataktan fırladım ve kendimce bişeyler yaptım.. Üşenmedim bide yapılışını fotoğrafladım ☺ Herşey sizin için:P
Başlıyoruz işte malzemelerimiz :
1. Tel (Takıda kullanılanlardan)
2. Teli kıvırmak ve kesmek için pense 
3. Takma Tırnak 
4. Sim (İstediğiniz renkte)
5. Parlak Taş ( Çokta gerekli değil, süslemede kullanılacak)
6. Japon Yapıştırıcı yada benim favorim mozaik jel
7. Şeffaf Oje
1. görselde görüldüğü gibi ojemizi tırnağımızın üzerine sürüyoruz. 
2. her yerini simle kaplıyoruz hatta üzerine bir daha oje geçiyoruzki simlerimiz dökülmesin. 
3. parmağımızda teli kıvırarak ölçü alıyoruz, penseyle kesip iki ucunuda kıvırıyoruz. Düzgünleşmesi içinse ojenin kenarına sardım:)
4. Japon yapıştırıcısı benim değimimle katil yapıştırıcı (çünkü ne zaman bişey yapıştırmaya kalkışsam mahvolan bişeylerim mutlaka vardır) Artık ben herşeyimi mozaik jelle yapıştırıyorum hem sağlam oluyor hem şeffaflaştığı için kusur görünmüyor hemde hiç biyer berbat olmuyor! 
Ne kadar basitmiş değil mi ?

Tırnağımızın her yeri simle kaplanmış hali…
♥♥♥

 Gözlerinizi kapayın ☺
     Veeee
           İşte taaa taaa taaam…


NOT: Taşlı olanın taşlarını mozaik jelle yapıştırdığımdan dolayı henüz şeffaflaşma tam manasıyla gerçekleşmemiş. O nedenle mat ve garip bir görüntüsü var. Ben bu işi çok sevdim evdeki tüm takma tırnaklarımı rengarenk yapma vakti geldi☻ Bakalım ne zaman sıkılacağım…

Ahşap Dikiş Kutusu

Uzun süredir aklımda olan bir projeyi daha hayata geçirmenin mutluluğu içindeyim:) 
Hatırlarsınız minyatür dikiş makinesini Özden abi hediye etmişti. Eve gelen herkesin dikkatini çektiği için ellerine alıp iyi bir inceliyorlardı. Meraklılardan biri makarasını kırdı. Yine meraklılardan biri pedalını çıkardı. Benimde içim cız etti. İlerde evlenirsem çeyizime dikiş kutusu olsun dikiş makinesi minyatürümd e  Nilgün’ümün hediye ettiği kutuyu süslesin dedim.. İyi düşünmüş müyüm bilmem!Umarım Özden abimde hediyesini bu şekilde değerlendirdiğim için bana kızmaz.

Hazırlık aşamasında önce kutumu kahveye boyadım ve kuruttum. Sonra üzerini beyaza boyadım, oda kuruyunca zımpara ile eskitmeler yaptım. Ardından her yerini ahşap verniği ile vernikledim. Kuruduktan sonra süslemeye başladım.

Kenarlarına yapıştırmak için dikiş ile alakalı bazı terimleri yazarak çıktı aldım. Kenarlarını yakarak eskittim ve kutumun kenarlarına yapıştırdım.

Üzerini süslemek hayal gücüme kaldı. Kartondan makara şeklinde parçalar kestim ve üzerine renkli ipler sardım. Düğmeleri gelişi güzel yapıştırdım. Minyatür dikiş makinemi de yapıştırdım üzerine birde şerit yapıştırıp fiyonk gibi sabitledim.

Nijerya’dan Son Gelenler

Zorlu bir sınavdan geçiyoruz ailecek. Geçtiğimiz pazar dedemi kaybetmenin acısını yaşarken onun gözümüzün önünde ebediyete teslim oluşunu asla unutamayacağım. Twitterda’da bahsetmiştim “Ölümü beklemek ölüm kadar acı! Gidişini izleyip dur diyememek bir o kadar kötü. Dünya ne kadar garip….”  Şüphesiz en zoru anneannem, annem, teyzelerim ve dayılarım için 😦 Her ne kadar içimiz kan ağlasa da bizler için hayat devam ediyor..
                                                                      —–
Aslında araya kaynamış ve bugüne kısmet olan bir posttur bu…
Babam Ramazan ayının başlangıcında yeniden ülkemize döndü. Bayramdan sonrada yeniden gidecek. Bu sefer ki gelişinde ise; ahşaptan el oyması aslan ve fil figürü getirmiş. Ayrıca bana ay şeklinde kolye ve sallantılı küpe getirmiş.
Misafirlere ikram etmemiz için bol miktarda kaju fıstık getirmiş. Lezzeti o kadar güzel ki ceviz gibi aynı. bizim buralardakine hiç benzemiyor, zaten içerisinde hafif bir sos var. Metal kutusunda günlerce bozulmadan saklanabiliyor. Gerçi biz saklamaya ve misafirlere ikram etmeye fırsat bulamadan tükettik 🙂

Daha önce ki hediyeler ve Nijerya hakkında detaylı bilgi için sizi şöyle geçmişe doğru götüreyim.

Olympos Tatili / 2011

Geçtiğimiz hafta Antalya’nın şirin ve doğa harikası beldesi Olympos’ a doğru bir yolculuk yaptım. Şunu itiraf etmeliyim ki; ilk etapta çok fazla ön yargım vardı ve gidip-gitmemek arasında bir yerlerde asılı kalmıştım. Çok ahlaksız ve cılkı çıkmış bir ortamın kaldığından bahsedenler oldu. Kimisi çok pis dedi. Kimisi sinekten geçilmez vs.vs.
Tabi bir de ulaşım derdi vardı. Şurda in şuna bin meselesi de ayrıca gözümü korkutuyordu. Fakat herşeyi bir kenara itip, 5 kız düştük yollara..
Nereden gelirseniz gelin Antalya Otogarından İlçeler terminaline gidiyorsunuz, Olympos’ a giden minibüsü öğrenip içine atlıyorsunuz.Yaklaşık 1,5-2 saatlik yolculuğun ardından sizi bir durakta indiriyorlar. Sonra yeni bir  minibüs gelip sizi alıp, pansiyonunuzun kapısına bırakıyor. Bu mesafe de 15 dakika sürüyor. Sonra olağanüstü bir doğa ve eşsiz manzarayla tatiliniz başlıyor.
Ekşi sözlükte Olympos için ne demişler bakmak için tık,
Kaldığım pansiyonun linki için tık;
Özgür ruhlar ormanı için tık,
Daha fazla araştırma için tık 🙂
♫    ♫
Gelelim neleri ölümsüzleştirdiğime ;

Her gün bu yatakta uyandım, giyinip minik ahşap evimizden çıkarak kahvaltıya gittim.
DSC09374

İşte minik ahşap evimiz, içinde 2 kişinin dolaşması bile zor ama geceleri üşütecek kadar serin. En güzeli de kapıdan çıkar çıkmaz bir hamağın üzerine kendini bırakmak..

DSC09320

Her gün bi’lfiil tükettiğimiz kahvaltımızın en güzel öğeleri. Nedense zeytin ve karpuzun tadını unutamıyorum…
DSC09414

Kahvaltıdan sonra yol kenarından alınan buz halindeki su ve abur cuburla, kurbağalı derenin ve ağaç gölgeliklerinin altından yürüyerek denize ulaşmak…
DSC09425

Denizi fena değildi, yalnız sahilini hiç beğenmedim. Çakılların ve taşların üzerinde yatmaktan sırtımız ağrıdı resmen. Denizin de dereyle ayrılan sağ tarafı aşırı derecede kayalıktı, çizilmeyen yırtılmayan yerim kalmadı:)

DSC09393

İşte bu manzaraya ağzımızı ayıra ayıra denize gittik geldik…

DSC09417
DSC09398
DSC09397
DSC09395
DSC09394
DSC09390

Bu da Roma Tapınağı; eğer pansiyonda tanıştığımız arkadaşlarımız olmasaydı keşfetmeden dönecektim. Mutlaka sağını solunu gezin.. Bizim gibi cahillik etmeyin 😦

DSC09434

Bir gece hangi akla hizmet bilmiyorum ama Kemer’e eğlenmeye gittik, ortam bizi sarmayınca kendimizi sahiline atttık. Bu da sabah 4.00 sularında denizin kudurmuş hali. Sağ üst köşede Ay bir ateşböceği gibi görünsede enfes bir manzaraydı.

DSC09360

Denizden yorgun gelince hemen duşumuzu alıp kendimizi sedirden köşklerimize atıveriyorduk. Her akşam çalan canlı müzik ve yakılan ateşin eşliğinde mamalarımızı tıkınıyorduk..

DSC09472

İşte böyle güzel ve enfes bi tatil geçirdim:) Darısı tatile gidemeyenlerin başına….
NOT: Bu çekilen fotoğraflar sadece yol güzergahımdakiler, daha nice güzel alanlar vardı ama tatil kısa sürdü napim:(

İnci Kolye

Aslında Nilgün’ün düzenlediği kalp var etkinliği için tasarladığım bir üründü yetiştiremeyince öylece kaldı.  Beyaz inci kolyenin kenarına tülden beyaz güller yaptım. Üzerine de canım annem iğne oyasından kalp yaptı. İğne oyasından kalp yapmak için annem bayağı beyin fırtınası yaptı ve sonunda oldu. Nette de çok aradım ama oyadan kalp görememiştim:) Herkese mutlu pazarlar…